Bu haftanın “Vitrindeki Albümler” seçkisinde…
LEMAN SAM – “AYAK SESLERİ” (ADA MÜZİK)
Leman Sam’ın üçüncü stüdyo albümü olan “Ayak Sesleri”, ilk kez 1992 yılında Destan Müzik etiketiyle Almanya’da kaset ve CD formatında yayımlanmıştı. Türkiye’de ise albüm, Gürsoy Plakçılık tarafından basıldıktan sonra daha sonraki süreçte Ada Müzik kataloğuna dahil edilmişti. Şimdi ise bu önemli çalışma, ilk kez plak formatında müzikseverlerle buluşuyor.
Leman Sam’ın kariyerindeki üçüncü albüm olan “Ayak Sesleri”, 1992’de Destan Müzik tarafından Almanya’da kaset ve CD olarak piyasaya sürülmüştü. Türkiye’de Gürsoy Plakçılık etiketiyle yayımlanan albüm, ilerleyen yıllarda Ada Müzik bünyesine geçti. Günümüzde ise bu albüm, ilk defa plak formatında yeniden dinleyiciyle buluşuyor.
Kapağında “Bu çalışmamı, can çekişmede olan doğa ve dünya barışına ithaf ediyorum. Albümün ortaya çıkmasında yardımcı olan tüm dostlara sonsuz teşekkürler” notu yer alan çalışmadaki dostları arasında İlkin Deniz, Erdem Sökmen, Erkan Oğur, Aydın Karabulut, Ercan Irmak, Gürol Ağırbaş, Cengiz Özdemir, Cihan Okan, Aykut Gürel, Tamer Keleşoğlu, Volkan Şanda, Celal Akatlar, Mirza Başara, Çetin Akdeniz, Mustafa Süder gibi sazına hâkim güçlü isimler vardı.
Besteleri yapan isimler arasında Özdemir Erdoğan, Halit Kakınç, İlhan Şeşen, Zeynep Talu ve Vedat Sakman gibi önemli sanatçılar yer alıyordu. Albümde ayrıca bir Yunus Emre dizisi bestelenmiş, bunun yanında bir Azeri anonim esere de yorum getirilmişti.
Türkçe pop müziğin güçlü bir şekilde yükseldiği dönemlerde ortaya çıkan “Ayak Sesleri”, nadir rastlanan nitelikli ve kalıcı çalışmalardan biri olarak öne çıkıyordu. Bu yönüyle zamanın yıpratıcı etkisine karşı direnebilen albümler arasında kendine özel bir yer edindi. Bazı parçalar daha önce dinleyicilerin hafızasında yer etmiş olsa da Leman Sam’ın yorumuyla bambaşka bir anlam kazanarak yeni bir etki yaratmayı başarmıştı.
EFE KÜÇÜKÇINAR – “YARAT KENDİNİ” (TAMAR RECORDS)
Efe Küçükpınar’ı ilk kez 24. Roxy Müzik Günleri’nde finale kaldığı dönemde dinlemiştim. Elinde gitarıyla sahneye çıkan sakin ve kendinden emin tavrı hemen dikkat çekmişti. Şarkılarını abartıya kaçmadan, bağırıp çağırmadan söylüyor; duygusunu hem sözlerle hem de müzikle dengeli bir şekilde aktarabiliyordu. Daha sonra davul ve klavye gibi enstrümanlara da hâkim olduğunu öğrendiğim sanatçı, yarışmayı üçüncü sırada tamamlamıştı. Şimdi ise art arda yayımladığı beş single’ın ardından, dokuz parçadan oluşan ilk albümü “Yarat Kendini” ile dinleyicinin karşısına çıkıyor.
Albümün kayıt, miks ve mastering sürecini tamamen kendi başına, evindeki küçük stüdyo ortamında tamamlayan Efe, dinleyiciye gösterişten uzak, sade ve filtresiz bir çalışma sunuyor; hem yalın hem de içe dönük bir anlatım…
Kent yaşamında sıkışan genç bireyin zihinsel çatışmalarını merkezine alan albüm, psikolojik durumların toplumsal kalıplardan daha baskın olduğu bir anlatı kuruyor. Şarkı sözleri melankoli ve kırılganlık etrafında şekillenirken, albüm genelinde yoğun ve dramatik bir atmosfer hissediliyor. Müzikal yapı ise Brit-pop etkileri ve bağımsız İngiliz sahnesinin güçlü dönemlerini hatırlatan bir çizgide ilerliyor.
Nazik duyguların ince gitar riffleri ve arpejlerle buluştuğu bu albüm, Efe Küçükpınar’ın kuşağı için bir tür müzikal karşılık niteliği taşıyor. Alternatif ve indie rock ekseninde değerlendirilebilecek “Yarat Kendini”, güçlü bir gitar albümü olarak öne çıkıyor; kontrollü, olgun ve gelecek vadeden bir ilk çalışma olarak dikkat çekiyor.
Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/vitrindeki-albumler-25-nisan-2026-2498266
Tarih: 25.04.2026 / 22:56







