İBB Miras tarafından restore edilerek kamusal kullanıma ücretsiz şekilde açılan Metrohan, şimdi ise II. Bayezid Vakfı’na devredileceğine yönelik iddialarla gündeme geliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İBB Miras tarafından restore edilerek ücretsiz biçimde kamusal kullanıma açılan Metrohan, son günlerde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınarak II. Bayezid Vakfı’na aktarılacağı yönündeki iddialarla gündeme taşındı. Hukuki sürecin sonucunun beklendiği yapıda, İBB ile Alman Arkeoloji Enstitüsü iş birliğiyle hazırlanan “Bir Yaka, İki Hikâye: Süleymaniye ve Zeyrek, Dünya Mirası Alanlarında Yaşam” sergisi ziyaretçilerle buluştu. Sergi, Süleymaniye ve Zeyrek semtlerinin 1985’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmesini sağlayan ahşap konut mirasını ve yarım asra yayılan belgeleme çalışmalarını merkezine alıyor.
Serginin temelini, Alman Arkeoloji Enstitüsü öncülüğünde 1977-1981 yılları arasında Darmstadt Teknik Yüksekokulu, Karlsruhe Üniversitesi, Tübingen Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinin Zeyrek’te yürüttüğü saha araştırmaları oluşturuyor. Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak hazırlanan sergi; ses ve video kayıtlarıyla desteklenen kent dokusu incelemelerinden mahalle yaşamına dair izlere, yapıların hikâyelerini görünür kılan ayrıntılı rölöve ve maket çalışmalarından birebir ölçekte üretilmiş ahşap mimari detaylara kadar uzanan beş ayrı bölümle ziyaretçilere kapsamlı bir deneyim sunuyor.
“KENTİN HAFIZASINI KORUMAK…”
İstanbul’un çok katmanlı kültürel mirasını ve toplumsal bellekteki izlerini geçmiş dönem akademik arşivleri üzerinden görünür kılan serginin, önümüzdeki süreçte Almanya’da da sanatseverlerle buluşması planlanıyor. Sergi kapsamında hazırlanan boyama ve bulmaca kitapları ise ziyaretçilere ücretsiz olarak sunuluyor.
Açılışta konuşan Ali Şafak Özdemir, serginin yalnızca geçmişe özlem duyan bir yaklaşım taşımadığını belirterek, geçmişin izlerini titizlikle inceleyen, kayıt altına alan ve değerini ortaya koyan güçlü bir hafıza çalışması niteliği taşıdığını ifade etti. Özdemir, Süleymaniye ve Zeyrek’in sadece mimari özellikleriyle değil; mahalle yaşamı, günlük kültürü ve toplumsal bellekteki yeriyle de öne çıktığını vurguladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak kültürel mirasa yaklaşımın yalnızca yapıları korumaktan ibaret olmadığını söyleyen Özdemir, insan hikâyelerinin, emeğin, hafızanın ve yaşanmışlıkların da bu mirasın ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Bir kente gerçek anlamda değer vermenin; yalnızca anıtsal eserleri değil, sokakları, eski ahşap evleri, mahalle dokusunu ve gündelik yaşamın izlerini de fark etmekten geçtiğini sözlerine ekledi.
“METROHAN KAMUSAL BİR KÜLTÜR ALANINA DÖNÜŞMÜŞTÜ”
Metrohan, Tünel Meydanı’na hakim konumuyla Tarihi Yarımada manzarasını izleyen Beyoğlu’nun simge yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Mülkiyeti İETT’ye ait olan bina, 2019 öncesinde İETT Genel Müdürlüğü tarafından ofis olarak kullanılırken, üst katları uzun süre depo işlevi gören atıl alanlar halinde kalmıştı.
İBB Miras’ın yürüttüğü restorasyon çalışmalarının ardından yeniden hayat kazanan yapı; kütüphanesi, sergi salonları ve düzenlenen söyleşilerle ücretsiz bir kültür ve buluşma alanı olarak kent yaşamına dahil edildi. Metrohan’da açılan “Bir Yaka, İki Hikâye” sergisinin mekândaki son etkinlik olup olmayacağı ise şimdilik netlik kazanmış değil. Serginin 20 Eylül’e kadar ziyaretçilere ücretsiz şekilde açık kalması öngörülüyor.
Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/kultur-sanat/metrohan-da-hafiza-nobeti-2506283
Tarih: 23.05.2026 / 17:45







