İletişim Yayınları, Ebru Ojen, Ali İpek ve Hande Ortaç’ın yeni romanlarının yanı sıra Rahel Jaeggi’nin yabancılaşma kavramını tartıştığı çalışmasını okurlarla buluşturdu.
İletişim Yayınları, Türkçe edebiyat ve düşünce alanındaki yeni kitaplarını okurlarla buluşturdu. Yayınevinin son yayımları arasında Ebru Ojen, Ali İpek ve Hande Ortaç’ın romanları yer alırken, Rahel Jaeggi’nin yabancılaşma kavramını mercek altına alan çalışması da raflardaki yerini aldı.
“Lojman”: Kapalı bir yaşam alanında biriken gerilimler
Lojman, Ebru Ojen tarafından kaleme alınan ve 192 sayfadan oluşan bir roman.
Roman, kapalı bir yaşam alanında biriken gerilimleri ve aile içi çatışmaları merkezine alarak beden, siyaset ve gündelik yaşamın izlerini güçlü ve alegorik imgelerle bir araya getiriyor. Uğultular, gölgeler ve kırılma anlarıyla örülen anlatı, okuru modern hayatın karanlık ve huzursuz edici taraflarıyla yüzleşmeye davet ediyor.Yazarın anlatım dili ise yoğun metaforlar, çarpıcı imgeler ve karamsar bir atmosfer üzerinden şekilleniyor. Bu dil, metnin gerilimli yapısını güçlendirirken okuru sembollerle örülü bir anlatının içine çekiyor.
“Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi”: Hafıza ve yalnızlık üzerine
Zaman Kaybından Ölen Kadının Hikâyesi, Ali İpek’in kaleme aldığı 124 sayfalık bir roman.
Roman, çocukluk yıllarında yaşadığı ağır bir trajedinin izleriyle büyüyen Saniye Hanım’ın gerçek ile sanrı arasında salınan iç dünyasını odağına alıyor. Hafıza, kimlik ve yalnızlık ekseninde ilerleyen anlatı, bireyin toplum içinde giderek görünmez hâle gelişini sorgulayan melankolik bir hikâye sunuyor. Saniye Hanım’ın yaşamı; çocukluk travmasının bıraktığı izler, toplumsal baskılar ve derinleşen yalnızlık duygusuyla şekilleniyor. Bu süreçte karakter, gerçek ile hayal arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği bir dünyada yol almaya çalışıyor.
“Sus”: Dijital nefret ve görünmez hayatlar
Sus, Hande Ortaç tarafından kaleme alınan 159 sayfalık bir roman.
Roman, sahte kimliklerin arkasına gizlenen bir internet trolü ile toplumun çoğu zaman yok saydığı hamile bir kadının yollarının kesişmesini anlatıyor. İstanbul’un beton yığınları arasında ilerleyen hikâyede, av ile avcı arasındaki çizgi giderek silikleşiyor ve gerilim derinleşiyor. Yazar Hande Ortaç, romanda dijital dünyadaki zorbalığın karanlık yüzü ile kadınların görünmez bırakılan hayatları arasında güçlü bir bağ kuruyor. Anlatı, hem çevrimiçi nefret kültürünü hem de toplumsal kayıtsızlığı sorgulayan bir atmosfer yaratıyor.
“Yabancılaşma”: Güncel bir felsefi tartışma
Yabancılaşma adlı çalışma, Alman filozof Rahel Jaeggi tarafından kaleme alındı ve Türkçeye Tanıl Bora tarafından çevrildi.
334 sayfadan oluşan kitap, bir dönem “güncelliğini yitirdiği” düşünülen yabancılaşma kavramını yeniden tartışmaya açıyor. Çalışma, Karl Marx ve Martin Heidegger’in düşünsel mirasından hareketle, yabancılaşmanın günümüz toplumunda nasıl anlam kazandığını ele alıyor.Kitabın yazarı Rahel Jaeggi ise yabancılaşmanın hâlâ güncel bir tartışma başlığı olduğunu vurguluyor. Jaeggi’ye göre bu kavram, bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkinin nasıl kopabildiğini anlamak açısından bugün de önemli bir anahtar sunuyor.
Tarih: 06.03.2026 / 22:42







