Geceyi bölen tehlike: Horlama, felç ve kalp yetmezliğinin erken işareti olabilir

Araştırmalar, horlamanın yalnızca rahatsız edici bir ses olmadığını, aynı zamanda yüksek tansiyonun erken belirtilerinden biri olabileceğini gösteriyor. Yaklaşık 12 bin kişi üzerinde yürütülen geniş kapsamlı çalışma, düzenli horlayan bireylerde felç ve kalp yetmezliği riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Avustralya’daki Flinders Üniversitesi’nde görev yapan uyku uzmanları, gece horlaması ile yüksek tansiyon arasındaki ilişkiyi ilk kez bu denli net biçimde ortaya koydu. Nature Digital Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, özellikle orta yaş grubundaki ve fazla kilolu erkekler için önemli bir uyarı içeriyor. Çalışmaya göre, gecenin yaklaşık beşte birini horlayarak geçiren kişilerde, “sessiz katil” olarak adlandırılan hipertansiyonun kontrolsüz ilerleme riski belirgin şekilde artıyor.

Araştırma ortaya koydu: Horlama ile yüksek tansiyon arasında güçlü bağlantı

Dokuz ay boyunca sürdürülen ve dünya genelinde 12 binden fazla kişinin katıldığı çalışma, evde kullanılan gelişmiş takip teknolojileriyle gerçekleştirildi. Yatak altına yerleştirilen sensörler sayesinde katılımcıların uyku düzeni ve horlama süreleri anlık olarak izlenirken, aynı süreçte yapılan tansiyon ölçümleriyle veriler desteklendi. Araştırmanın başyazarı Dr. Bastien Lechat, horlamanın uzun yıllar yalnızca rahatsız edici bir durum olarak değerlendirildiğini ancak yeni bulguların bu algıyı değiştirdiğini belirtti. Lechat, elde edilen sonuçların düzenli horlamanın yüksek tansiyon riskini ciddi biçimde artırdığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

Horlama şiddeti arttıkça tehlike büyüyor: Uyku apnesi riski katlıyor

Araştırma bulguları, horlamanın yoğunluğu arttıkça sağlık üzerindeki olumsuz etkilerin de ciddi şekilde yükseldiğini ortaya koyuyor. Düzenli horlayan kişilerde kontrolsüz hipertansiyon görülme olasılığı iki katına çıkarken, buna uyku apnesi eşlik ettiğinde riskin yaklaşık dört katına kadar ulaştığı belirlendi. Flinders Üniversitesi Uyku Sağlığı Direktörü Prof. Danny Eckert, horlamanın uyku düzenini bozarak vücudun stres tepkisini artırdığını ve bunun da tansiyonun sürekli yüksek seyretmesine yol açtığını ifade etti. Uzmanlara göre, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon; ilerleyen süreçte kalp yorgunluğu, böbrek hasarı ve beyin damarlarında tıkanma ya da kanama gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabiliyor.

Uzmanlardan kritik uyarı: Horlamayı azaltmak için bu adımlara dikkat

Britanya Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ile araştırmayı yürüten bilim insanları, horlama sorunu yaşayan kişilerin günlük alışkanlıklarında yapacağı basit değişikliklerin ciddi sağlık risklerini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, hipertansiyonla mücadelede horlama da göz önünde bulundurulması gereken önemli bir unsur. Bu kapsamda öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor:

Kilo kontrolü: Fazla kilo, solunum yollarındaki dokuların gevşemesine yol açarak horlamayı tetikleyen başlıca faktörlerden biri olarak görülüyor.

Uyku pozisyonu: Sırt üstü yatış, dilin geriye kaymasına ve hava yolunun daralmasına neden olabiliyor. Bu nedenle yan yatışı destekleyen yastık ve aparatlar öneriliyor.

Sigara ve alkol tüketimi: Tütün ve alkol kullanımı, boğaz kaslarını gevşeterek ve dokularda tahrişe yol açarak horlamayı artırabiliyor.

İlaç kullanımı: Özellikle uyku ilaçlarının kasları aşırı gevşetebileceği ve horlamayı şiddetlendirebileceği belirtilirken, bu tür ilaçların mutlaka doktor gözetiminde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/sessiz-katilin-gece-gelen-sesi-horlama-felc-ve-kalp-yetmezligi-habercisi-olabilir-2495368

Tarih: 15.04.2026 / 20:53

  • Related Posts

    İlişkilerde Görünmez Engel: Ev İşlerindeki Eşitsizlik Kadınlarda Cinsel İsteği Azaltıyor

    Evlilik ve ilişkilerde ev içi sorumlulukların adaletsiz dağılımı, sanılandan çok daha derin duygusal ve fiziksel sonuçlar doğuruyor. Yeni yapılan bilimsel bir araştırma, temizlik, yemek ve düzen gibi ev içi yükleri…

    Sıcaklar Geldi, Sahte Kozmetik Tehlikesi Büyüdü

    Yaz mevsiminin başlamasıyla birlikte güneş kremi kullanımında artış yaşanırken, uzmanlar piyasada dolaşan sahte ürünlere karşı tüketicileri uyardı. Yeterli koruma sağlamayan sahte güneş kremlerinin; cilt tahrişi, akne oluşumu ve aşırı yağlanma…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir