Antalya’nın Kurucusu II. Attalos’un İzleri Kaleiçi’nde Yaşamaya Devam Ediyor

Antalya’nın tarih sahnesindeki doğuşu, MÖ 2. yüzyılın ortalarında Pergamon Kralı II. Attalos Philadelphus’un Akdeniz kıyısında yeni bir liman kenti kurma kararıyla başlamıştır. Şehir merkezinde bulunan II. Attalos anıt kaidesindeki kitabede belirtildiğine göre Attalos, MÖ 220 yılında doğmuş; ağabeyi II. Eumenes’in ölümünün ardından 61 yaşında tahta geçmiştir. Deneyimli bir komutan ve yetkin bir devlet adamı olan Attalos, ağabeyine duyduğu sadakat nedeniyle çağdaşları tarafından “Philadelphos” (“kardeşini seven”) unvanıyla anılmıştır.

Helenistik dönemin önemli güçlerinden biri olan Pergamon Krallığı, deniz ticaretini geliştirmek ve stratejik kıyı noktaları üzerinde hâkimiyet kurmak amacıyla Akdeniz’de yeni yerleşim politikaları yürütmüştür. Bu doğrultuda, MÖ 188 yılında imzalanan Apameia Barış Antlaşması ile Pamfilya bölgesinin Pergamon Krallığı’na bırakılmasının ardından II. Attalos, bölgenin güvenliğini sağlamak, deniz yollarını kontrol altına almak ve donanmasına üs oluşturmak amacıyla doğal liman özelliğine sahip bu kıyı alanını seçmiştir.

Kurulan yeni şehir, kurucusuna ithafen “Attaleia” adını almıştır. “Attalos’un şehri” anlamına gelen bu yerleşim, kısa sürede askeri ve ticari açıdan gelişerek yalnızca Pergamon Krallığı’nın denize açılan kapısı olmakla kalmamış, aynı zamanda Doğu Akdeniz ticaret ağının önemli liman kentlerinden biri hâline gelmiştir.

Günümüzde bu antik yerleşimin izleri özellikle Antalya Kaleiçi bölgesinde görülebilmektedir. Dar sokak dokusu, sur kalıntıları, antik liman yapısı ve tarihi yerleşim planı, kentin antik dönemden günümüze uzanan çok katmanlı tarihsel kimliğini yansıtan başlıca unsurlar arasında yer almaktadır.

Şehrin kurucusu kabul edilen II. Attalos’un anısı, modern Antalya’nın kamusal hafızasında da yaşatılmaktadır. Kale Kapısı ve Saat Kulesi karşısında bulunan II. Attalos Heykeli, 2004 yılında Türkmen heykeltıraş Meretguly Öwezov tarafından bronzdan yapılmıştır. Kaleiçi girişine yerleştirilen bu anıt, Attalos’u antik hükümdarlara özgü güçlü bir duruşla tasvir ederek Antalya’nın kuruluş hikâyesine görsel bir gönderme sunmaktadır. Ayrıca heykelin kaidesinde yer alan kitabe, kentin kuruluşuna ilişkin tarihsel bilgileri kamuya aktaran önemli bir belge niteliği taşımaktadır.

Bu yönüyle Antalya, antik Attaleia’dan günümüz modern metropolüne uzanan tarihsel sürekliliğini hem fiziksel mirası hem de anıtsal hafıza unsurları aracılığıyla yaşatmayı sürdüren, tarihsel kimliğini güçlü biçimde koruyan nadir kentlerden biri olma özelliğini taşımaktadır.

ÖZEL HABER

Resimler alıntı değildir!

23.19 25.04.2026

  • Related Posts

    Dünyaca Ünlü Yıldızın Konseri Turizm Hareketliliğini Artırdı

    Uluslararası çapta ses getiren dev müzik organizasyonları, turizm sektörüne önemli büyüme fırsatları sunmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü bir rap yıldızının metropolde gerçekleştirdiği dev stadyum konseri, seyahat paketleriyle birleştirilerek yabancı ziyaretçileri…

    Kadıköy’de Çevre Bilinci Festivalle Buluşacak

    Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen Çevre Festivali, bu yıl 10’uncu kez çevre dostlarını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek festival, 6-7 Haziran tarihlerinde Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda ziyaretçilerini…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir