Uzun yıllar boyunca ileri yaş hastalığı olarak görülen kolon kanseri, son dönemde dikkat çekici bir yükseliş gösteriyor. İsviçre’de 40 yılı kapsayan kapsamlı bir araştırma, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bu sinsi hastalığın artık 30’lu yaşlardaki gençleri de ciddi şekilde tehdit ettiğini gözler önüne serdi.
Dünya genelinde sağlık otoritelerini endişelendiren geniş çaplı bir araştırma, modern yaşamın beraberinde getirdiği önemli tehditlerden birine dikkat çekti. University of Geneva ve Geneva University Hospitals uzmanlarının imzasını taşıyan, 1980-2021 yılları arasında yaklaşık 100 bin vakayı inceleyen 40 yıllık çalışma, kolorektal kanserin genç yetişkinler arasında belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Düzenli tarama programları sayesinde ileri yaş grubundaki vakalarda düşüş görülürken, 50 yaş altındaki bireylerde teşhis oranlarının her yıl düzenli olarak yükselmesi uzmanları alarma geçirdi.
Genç hastalarda geç teşhis riski büyüyor: Kanser çoğu zaman yayılmış halde tespit ediliyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, genç bireylerde tanının çoğunlukla ileri evrede konulması oldu. Elde edilen verilere göre, 50 yaş altındaki hastaların yaklaşık yüzde 28’ine, kanser başka organlara sıçradıktan sonra teşhis konulabiliyor. İleri yaş grubunda bu oran yüzde 20 seviyelerinde kalırken, gençlerde hastalığın geç fark edilmesi yaşam riskini ciddi ölçüde artırıyor.
Cenevre Üniversitesi Hastaneleri Kıdemli Uzman Cerrahı Dr. Jeremy Meyer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Artık aile geçmişinde hiçbir kanser öyküsü bulunmayan 30’lu yaşlardaki gençlerde bu vakalarla karşılaşıyoruz. Hastalar belirtileri önemsemediği için kliniklerimize başvurduklarında kanser ne yazık ki çoktan vücuda yayılmış oluyor,” ifadeleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Uzmanlar nedenleri araştırıyor: Beslenme alışkanlıkları ve bağırsak florası öne çıkıyor
Bilim dünyası, uzun yıllar ileri yaş hastalığı olarak değerlendirilen kolon kanserinin gençlerde neden hızla arttığını kapsamlı şekilde araştırıyor. Kesin ve tek bir neden henüz ortaya konulamasa da, özellikle son 40 yılda küresel ölçekte değişen beslenme düzeninin en güçlü risk faktörlerinden biri olduğu değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyomundaki bozulmaların da hastalığın gelişiminde etkili olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre işlenmiş gıda tüketiminin yaygınlaşması, hareketsiz yaşam alışkanlıkları, dünya genelinde artan obezite oranları ve erken yaşta maruz kalınan çevresel etkenler, bağırsaktaki yararlı bakteri dengesini kalıcı biçimde bozabiliyor. Bilim insanları ayrıca, genç erkek ve kadınlarda rektum kanseri vakalarının yükseliş göstermesinin yanı sıra özellikle genç kadınlarda sağ kolon kanserindeki artışın, farklı biyolojik ve çevresel nedenlerle bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor.
“Genç yaşta kanser görülmez” düşüncesi teşhisi geciktiriyor
Kolon kanserinin erken dönemde belirgin semptom vermeden ilerlemesi, teşhis sürecindeki en büyük engellerden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre birçok genç, “Bu yaşta kanser olmaz” düşüncesi nedeniyle vücudun verdiği kritik uyarıları dikkate almıyor. Sürekli karın ağrısı, dışkıda kan, nedeni açıklanamayan hızlı kilo kaybı ile uzun süre devam eden ishal veya kabızlık gibi bağırsak alışkanlığı değişimlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiği vurgulanıyor.
Dünya çapında her yıl 1.9 milyondan fazla yeni vakayla en ölümcül ikinci kanser türü arasında yer alan hastalığa karşı sağlık otoriteleri de tarama politikalarını yeniden düzenliyor. Başta United States olmak üzere birçok ülkede rutin tarama yaşı 50’den 45’e çekilirken, ailesinde hastalık öyküsü bulunan yüksek riskli bireylerin çok daha erken yaşlarda kolonoskopi ve benzeri tarama yöntemlerine yönelmesi gerektiği belirtiliyor.
Tarih: 19.05.2026 / 20:19







